Follow KuzeyDoga

Follow KuzeyDoga on Twitter Join KuzeyDoga on Facebook KuzeyDoga's Latest News

Watch KuzeyDoga on Dailymotion Watch KuzeyDoga documentaries on Vimeo See KuzeyDoga pictures on Picasa

Faaliyet Raporu 2009

Annual Report 2009

Bağış Yapın / Donate

You can contribute KuzeyDoga Society's nature conservation, environmental education, wildlife research and community based eco-tourism projects.
 
Dünya Kuş Turizmi Fuarında Türkiye’yi ilk kez KuzeyDoğa Derneği temsil etti PDF Print E-mail

İngiltere’nin Rutland kentinde 21-23 Ağustos 2009 tarihleri arasında gerçekleşen ve yaklaşık 20.000 kişinin katıldığı dünyanın en büyük uluslararası kuş gözlem ve kuş turizmi etkinliği olan İngiltere Kuş Gözlem Fuarı’nda, bu sene ilk kez Türkiye de bir stant açtı. http://www.birdfair.org.uk/display.asp?id=6018



Kuş gözlem turizminin dünya çapındaki ekonomik öneminden dolayı resmi katılım ve stant sahibi olmak için büyük bir rekabetin olduğu fuarda, ülkemizin ilk standını açmaya, Kars merkezli KuzeyDoga Dernegi hak kazandı. Dernek, Kars, Iğdır ve Ardahan illerinde kuş turizmi, araştırma ve koruma çalışmalarını ziyaretçilere anlatarak derneğin hazırladığı Türkiye kuşlarının poster, kartpostal, takvim ve fotoğraflarını sergiledi. KuzeyDoğa Derneği’ni temsilen katılan Projeler Koordinatörü Önder Cırık, fuar katılımcılarına Kars, Iğdır ve çevresinde gözlemlenen 313 kuş türü hakkında bilgi verdi ve dünyanın kuş severlerini Türkiye’ye davet etti.

Egleton Doğa Koruma Bölgesi’nin Anglian Sulak Alanı Kuş Gözlem Merkezi’nde 21.si gerçeklesen fuarda, 61 ülkeden 350’den fazla stantda, doğa koruma dernekleri temsilcileri, turizm bakanlığı görevlileri, kuş gözlem turizmi şirketleri, dürbün, teleskop ve diğer arazi malzemesi satıcıları, kuş fotoğraf, kitap ve belgesel üreticileri gibi, kuş gözlem turizminin her boyutunu kapsayan kurum ve kuruluşlar temsil edildi. Dünyanın her kıtasından gelen kuş gözlemciler, ornitologlar (kuş bilimciler), çevre dernekleri, turizm temsilcileri, kuş rehberleri ve kuş gözlem tur şirketleri de, yeni yerler keşfetmek için bu fuardaydı. Fuarda, paneller, sunumlar, seminerler, kitap sergileri, belgesel gösterileri ve geliri kuşların araştırmasında kullanılmak üzerine yapılan müzayede gibi etkinlikler gerçekleştirildi.

Muazzam fuarda, ABD, Guyana, Kenya, Kolombiya, Birleşmiş Milletler, İzlanda, Zambiya, Sri Lanka, Arjantin, Yeni Zelanda, Yunanistan, Bulgaristan, Botswana, Kazakistan, Hindistan, Jamaika, Tayvan, Finlandiya, Kosta Rika, Estonya ve Brezilya’nın açtıkları stantlar, kuş gözlemciliğinin dünya çapındaki etkisini gösterdi. Avustralya, İngiltere, Uganda, Trinidad ve Tobago, Malezya, Ruanda, Peru, Papua Yeni Gine, Filipinler, Guatemala, Gambiya, İspanya ve Kolombiya turizm bakanlıklarından gelen temsilciler ise, kuş gözlem turizminin birçok ülkenin turizmi için önemine işaretti. Uganda’nın 2, Sri Lanka’nin 3, Ekvator ve Avustralya’nın 5, Güney Afrika ve Ekvador’un 6, Ispanya’nin ise 8 ayri stant açması da, bazı ülkelerin kuş gözlem turizmine verdiği değer açısından sevindiriciydi.

Bu fuarın diğer bir önemi ise, tüm bilet gelirinin, dünyanın dört bir yanındaki kuş koruma projelerine hibe edilmesidir. 2008’deki fuar, 265,000 sterlinlik (643,000 YTL) gelirini, aralarında ülkemizde bulunan sürmeli kızkuşunun da (Vanellus gregarius) bulunduğu, soyları tükenme eşiğindeki birçok kuşun kurtarılmasına bağışladı. Bu sene ise fuar gelirini, BirdLife International Derneği’nin “Kayıp Kuşlar” kampanyasına verecek. Dünyanın farklı noktalarında yaşayan, uzun yıllardır görülmemiş 47 “kayıp” kuşu bulma ve kurtarmayı amaçlayan bu kampanyadaki türler arasında 184 yıldır görülmemiş bir kuş türünün yanı sıra, en son kaydı 2001 yılında Macaristan’da gerçeklesen ve ülkemizde de görülmüş olan ince gagalı Kervançulluğu (Numenius tenuirostris) da yer alıyor. Eğer bu kuş türleri bir an önce bulunup korunamazsa, son 500 yılda dünyada yok olmuş kuş türlerinin sayısı 133’ten 180’e çıkacak. Bu kampanyada resmedilen türlerin eşsiz resimlerini çizen kişinin, KuzeyDoğa Derneği Kuyucuk Kuş Araştırma ve Eğitim Merkezi gönüllülerinden Polonyalı kuş ressamı Tomasz Cofta olması ise güzel bir tesadüf.

21 yıldır gerçekleştirilen fuar sayesinde şimdiye kadar dünyadaki 10,000 tür kuşun korunması için yaklaşık 2,5 milyon pound (6.000.000 YTL) toplandı. Türkiye’yi ilk kez temsil etmesine rağmen fuara kendi imkânlarıyla katılmak zorunda kalan KuzeyDoga Derneği’nin verdiği katılım ücretinin de yok olmanın eşiğindeki kuşları kurtarmak için kullanılması, dernek ekibinin tesellisi oldu. Bu seneki fuar, bölge ekonomisine de 500,000 poundluk (1.200.000 YTL) gelir bıraktı. Bu gelir, KuzeyDoğa Derneği’nin 2-4 Ekim 2009’da gerçekleştireceği Kars Doğa Festivali’nin yöre ekonomisi için önemine de işaret ediyor.
2005 yılında Türkiye’nin ilk kuş gözlem turunu gerçekleştiren KuzeyDoğa Derneği başkanı ve Stanford Üniversitesi biyoloji öğretim üyesi ornitolog Dr. Çağan Hakkı Şekercioğlu, bu tarihi katılım hakkında şunları söyledi:

“KuzeyDoğa Derneği (www.kuzeydoga.org) olarak bir ilke daha imza attık. Derneğimiz fuarda Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmiş, 20,000’den fazla katılımcının Türkiye’nin kuşlar açısından Avrupa’nın en iyi ülkesi olduğunu anlamasını ve doğal zenginliğimizi tanımasını sağlamıştır. Ekibimiz, Doğu Anadolu’nun doğasının korunması, araştırılması, tanıtılması ve yöre halkının doğa turizminden gelir kazanması için yedi yıldır uğraşmaktadır. Kars ve Iğdır halkının ve yerel hükümetlerin desteğine çok teşekkür ediyoruz. Ama devletimizden, Karslı ve Iğdırlı  işadamlarından gereken desteği göremiyoruz. Doğu Anadolu unutulmuştur, göç vermektedir, yoksullaşmaktadır. Desteklenirse, doğa turizmi bölge için büyük bir gelir kaynağı olabilir.
Doğa turizmi, turizmin en hızla büyüyen dalıdır. Ülkemizin, doğayı tahrip eden, büyük yatırım gerektiren ve kar marjı çok düşük kitle turizminden, doğa dostu, yöre halkına faydalı, az maliyetli, yüksek karlı, eğitimli ve yüksek gelirli kişilere hitap eden doğa turizmine yoğunlaşması şarttır. Kuş gözlem turizmi de doğa turizminin en önemli dalıdır. Türkiye bulunduğu konum itibari ile en az 465, tahminen 500’ün üzerinde tür kuşa ev sahipliği yapıyor. Türkiye dünyanın en büyük kuş gözlem rotalarından olan Afrika-Rusya hattında çok önemli bir konuma sahiptir. İlkbahar ve son bahar dönemlerinde milyonlarca kuş Türkiye üzerinden geçerek kışlama ya da üreme alanlarına ulaşmaktadır.

Yaban hayatı turizmi ve kuş gözlemciliği, turizm sektörleri arasında yöre insanına en çok para kazandıran turizm dallarındandır. Bunun sebepleri ise, kuş gözlemcilerin doğal yerleri sevmeleri, doğaya zarar veren lüks tatil yerlerinden uzak durmaları, mütevazi, doğayla iç içe ve yöre halkının işlettiği ufak pansiyonları tercih etmeleri ve Doğu Anadolu gibi, doğallığı bozulmamış, kuşlar açısından zengin, kitle turizminin olmadığı yerlere gitmeleridir. Doğa turizmi teşvik edilirse, Kars, Iğdır ve Ardahan gibi gelir seviyesi düşük, dışa göç veren, ekonomik zorluklar içindeki Doğu Anadolu illerimiz için önemli bir gelir kaynağı olabilir.

Türkiye’de yaygın olmayan kuş gözlemi, dünyanın birçok yerinde milyonlarca insan tarafından yapılmaktadır. Ben 1990’da başladığımda 20 Türk kuş gözlemcisi yoktu, şimdi ise 1000 kişiyi buldu. Ama İngiltere’de 5 milyon kişi kuş gözlemliyor, bu da büyük bir turizm sektörünün gelişmesi anlamına geliyor. Doğa turizmi, turizmin en hızla büyüyen dalıdır ve kuş gözlem turizmi, milyar dolarlık bir endüstridir. ABD hükümetinin yaptığı en son araştırma, ABD nüfusunun %20’sinin, yani 48 milyon kişinin kuş gözlemcisi olduğunu ve 20 milyon kişinin kuş gözlemi için seyahat ettiğini gösterdi. Kuş gözlemcileri, yaş ortalaması ve gelir seviyesi yüksek, eğitimli ve çoğunlukla emekli kişiler olduğundan, kuş gözlemi için büyük miktarlar harcıyorlar. Sadece 2006 yılında ABD kuş gözlemcileri, kuş gozlem seyahat masrafı için 12 milyar dolar harcadılar ve bunun %57’si, konaklama ve yiyecek içindi. Kuşçuluk için harcanan toplam para ise 36 milyar doları buldu ve ABD’de 671,000 kişilik istihdam yarattı.

Nüfusu ABD’den fazla olan Avrupa’daki kuş meraklılarının da benzer seviyelerde harcamalar yaptığını tahmin ediyorum. Türkiye’ye binlerce Avrupalı kuşçu geliyor ama biz iyi değerlendiremiyoruz, onlara hitap edemiyoruz. Türkiye’nin ilk yerli kuş gözlem turunu, 2005 yılında düzenledim. 276 tür kuş gördük ve Türkiye rekoru kırdık. Bu rekor yurtdışında da çok ses getirdi ve halen kırılamadı. Gelir almadım. İngiltere, ABD ve Kanada’dan gelen 8 kuş gözlemcisi, 30,000 dolar harcadı, bu da Tema’nın çevre programlarında kullanıldı. Bu tur, sonraki yerli kuş turlarına örnek oldu ve bu turların geliri artık tamamen ülkemize kalıyor. Yerli turizmde de, doğal alanlarımızın ekonomiye önemli katkısı var. Uludağ Üniversitesi’nin bilimsel araştırmasına göre, Manyas Kuş Cenneti’nin yıllık ekonomik değeri 134 milyon YTL. Ama gelenlerin %99’u ilk kez böyle bir yere gelmişler. Demek ki daha çok potansiyel var ülkemizde kuş gozlem turizmini arttırmak için.

KuzeyDoğa Dernegi olarak, kuzeydoğu Anadolu’nun doğa turizmi potansiyelini arttırmak için çok çalışıyoruz. Geçen yıl düzenlediğimiz Kuyucuk Doğa Festivali’ne Sayın Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay geldi. Bu sene 2-4 Ekim’de Kars Doğa Festivali’ne de tüm doğaseverleri bekliyoruz. Önceki Kars şimdi Kırşehir valisi Mehmet Ufuk Erden’in desteğiyle, Kuyucuk Gölü kuşları için Türkiye’nin ilk doğa koruma amaçlı adasını yaptık (www.kuyucuk.org). Kuyucuk Gölü’ne İngiliz BBC kanalını dahi getirdik. Kuyucuk Doğu Anadolu’nun ilk Ramsar alanı seçildi. Kuyucuk Gölü sayesinde Kars Türkiye’nin 2009 Seçkin Turizm Cenneti olarak tüm Avrupa’da tanıtılıyor. Bunun en önemli sebebi, Türkiye kuş türlerinin üçte ikisinin Kars bölgesinde bulunmasıdır.

Derneğimiz, Kars, Iğdır ve Ardahan gibi kuzeydoğu Anadolu illerinde kuşların ve yaşadıkları doğal alanların korunması, araştırılması, tanıtılması ve doğa turizmi yoluyla yerel halkın gelir kazanması için bölgede yoğun çalışmalar gerçekleştiriyor. 2003 yılında Kars-Iğdır Doğal Zenginlik projesi ile başlayan çalışmalarımız, çevre eğitimi, sulak alan ve meraların restorasyonu, kuş halkalama araştırmaları, bitki çizim kursları, faydalı bitki araştırmaları ve Sarıkamış’ın ayı ve kurtları gibi projelerle, bölgenin doğal zenginliğinin araştırılması, korunması ve doğa turizmi yoluyla bölge halkına ekonomik fayda sağlamasını amaçlıyor.