Follow KuzeyDoga

Follow KuzeyDoga on Twitter Join KuzeyDoga on Facebook KuzeyDoga's Latest News

Watch KuzeyDoga on Dailymotion Watch KuzeyDoga documentaries on Vimeo See KuzeyDoga pictures on Picasa

Faaliyet Raporu 2009

Annual Report 2009

Bağış Yapın / Donate

You can contribute KuzeyDoga Society's nature conservation, environmental education, wildlife research and community based eco-tourism projects.
 
Doğadan bir canlı daha eksildi PDF Print E-mail

Dünyaca önemli Sarıkamış ayıları yok oluyor, fakat ayıları araştırmak için destek yok

26 Haziran 2009 Cuma günü saat 14:00'te Kars İl Çevre ve Orman Müdürlüğü bizi aradı ve Sarıkamış Acısu mevkiinde yaralı bir ayı bulunduğunu, başında tarım il müdürlüğü veterinerlerinin olduğunu, muhtemelen ayının elektriğe kapılması ya da tren çarpması sonucu yaralandığını, acil olarak bölgeye hayvanı uyuşturmak için anestezik malzeme ve uzman veteriner hekim gönderilmesi gerektiğini bildirdi. KuzeyDoğa Derneği ekibi olarak hemen harekete geçerek gerekli anestezik malzemeyi Kars'ta aramaya başladık. Birçok veteriner eczanesi gezmemize rağmen maalesef ayı gibi iri cüsseli bir hayvanı bayıltacak malzemeyi ne eczanelerde, ne Kafkas Üniversitesi Tıp Fakültesi Ameliyathanesinde, ne de Kafkas Üniversitesi Veterinerlik Fakültesinde bulabildik. En sonunda veterinerlik fakültesinden Özgür Savaşçı hocamız yüksek dozda ketamin ve rompun kulanarak ayıyı bayıltabileceğimizi bildirdikten sonra KuzeyDoğa Derneği olarak bu malzemeyi Kafkas Üniversitesi Veterinerlik Fakültesinden edinip, Prof. Dr. Burhan Özbay hocamızın refakatinde Sarıkamış'a hareket ettik.

Ayının bulunduğu alan Sarıkamış çöplüğünün bulunduğu Acısu mevki. Çöplüğe ayıların beslenmek için geldiği tarafımızdan zaten biliniyordu ve tam da çöplüğün ortasından demiryolu geçiyor. Daha önce de bu bölgede trenlerin ayılara çarptığı çok vaka olmuştu. 2004 yılında alanda üç ay kalan Atlas Fotoğrafçısı Halim Diker de bir ayının tren yolunda çarpılarak öldüğünü belgelemişti.

Alana vardığımızda ayının sabahtan beri orada olduğunu, sabahleyin maalesef bölgede bulunan orman işçileri tarafından görüldüğünü, bu işçiler tarafından sopalar ve taşlarla hayvanın tartaklandığını üzülerek öğrendik. Anladığımız kadarıyla ayı çarpıldıktan sonra ön ayakları ile sürünerek tekrar ormana dönmeye çalışmış, fakat başaramamış. Hemen karayolu kenarında bulunan ayı vardığımızda halen sürünebiliyor, fakat belden aşağısını kullanamıyordu. Hayvanı bayıltmak için uyuşturuculu tabanca ile dört kez vurmamıza rağmen ancak hayvanı sersemletebildik. Bu esnada iple ağzı ve ön pençeleri bağlandı ve yapılan muayene sonucu hayvanın erişkin bir erkek ayı olduğu ve maalesef çarpma sonucu omurlarının kırıldığı ve belden aşağısının felç olduğu Prof. Dr. Burhan Özbay hocamız tarafından anlaşıldı. Sonra acısını dindirmek için hayvanı uyutma kararı alındı.

Bu esnada hayvandan genetik inceleme için kan ve deri örnekleri alındı. Yaş belirlemesi için dişlerinin detaylı fotoğrafları çekildi ve yüksek dozda ilaç kullanıldığı için hayvanı diğer leşçil hayvanları tüketmesi yerine gömmeyi tercih ettik. Gerekli ekipman ve taşıma araçları olmadığı için hayvana ne otopsi yapılabildi ne de anatomik araştırma ya da tahnit için Kafkas Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi'ne sevk edilebildi. Sarıkamış Belediyesi tarafından gönderilen iş makinesinin açtığı çukura ayının cesedi gömüldü.

Konuyla ilgili KuzeyDoğa Derneği Projeler Koordinatörü Önder Cırık, "Bu bölgede defalarca benzer olaylar oldu ve maalesef yaban hayatı ve Sarıkamış'ın eşsiz sarı çam ormanları ekosistemi için oldukça önemli olan ayılardan birini daha kaybettik. Ayılar, domuzlarla beraber bu ekosistemin olmazsa olmazı iki türünden biri. Çünkü ayı ve domuzlar burun ve ayakları ile orman alt vejetasyonunu bir pulluk gibi sürerler, toprağın havalanmasını, tohumların toprağa karışmasını sağlarlar. Sarıkamış çöplüğü hazır besin açısından oldukça zengin. Ayı, kurt, domuz gibi yaban hayvanları geceleri bu alana beslenmeye geliyorlar. Bu alanda bu hayvanlar için iki temel tehdit mevcut. Ormandan çıkan bu hayvanlar çöplüğe ulaşmak için önce eski Kars-Erzurum yolunu, sonra da çöplüğün tam ortasından geçen demiryolunu geçmek zorundalar. Bu hayvanlar genelde çöplüğe gece beslenmeye geliyorlar ve tam bu saatlerde geçen Doğu Ekspresi bu hayvanlar için, tıpkı bu vakada olduğu gibi, ciddi tehditler oluşturuyor. Trenin dışında yoldan geçen araçlar da bu yaban hayvanları için ciddi tehlike oluşturuyorlar. Sarıkamış ormanlarında, başta ayı, kurt ve vaşaklar olmak üzere, Sarıkamış çöplüğüne beslenmek için gelen hayvanların korunması için Sarıkamış çöplüğünün yeri değiştirilmeli ya da yaban hayvanlarının geçisi için güvenli alanlar ve koridorlar oluşturulmalı. Aksi takdirde, tıpkı bu olayda olduğu gibi, biyolojik çeşitlilik ve ekolojik denge için oldukça önemli olan bu memeli türlerini maalesef kaybetmeye devam edeceğiz. Bu vakada tek tesellimiz bu hayvanın dişi bir ayı olmaması. Aksi takdirde bu ayıyla birlikte tam yılın bu zamanlarında büyütmek zorunda olduğu en az iki yavrusunu daha kaybetmiş olacaktık. Maalesef Türkiye doğası için önemli bir bireyi daha kaybettik. Başka bireylerin kaybedilmemesi için Sarıkamış Ormanlarından derhal büyük memeli araştırmaları ve koruma çalışmaları başlamalıdır"

dedi. Olayı şu an bulunduğu Amerika'dan öğrenen KuzeyDoğa Derneği başkanı Stanford Üniversitesi Koruma Biyolojisi Bölümü öğretim üyesi Dr. Çağan Şekercioğlu ise şunları bildirdi:

"Sarıkamış ormanlarında ayılar konusunda araştırma yapılması lazım. Sayıları, hareketleri, saha kullanım alanları, ölüm oranı, azalış miktarı, çöplüğün beslenme ve yavru doğurma üzerine etkisini  maalesef bilemiyoruz. Burası fakir ve ufak bir orman. Onlarca ayı olması ve hala tükenmemiş olmaları ilginç. Çöplükten bayağı kalori alıyor olabilirler. Bu da dişilerin daha fazla yavru yapmasını sağlar. Çöplüğü kapatmanın bu açıdan zararlı etkileri olabilir. Hiç bilmediğimiz şeyler olabilir. Hatta çöplük kalkarsa ayı nüfusu ve üreme azaldığından hızla sayıları düşebilir. Bilmiyoruz. KuzeyDoğa Derneği ekibi 2006 senesinde bölgede ayılar konusunda ilk öncü bilimsel çalışmayı gerçekleştirdi, ama devletten destek bulamadığımız için çalışmalarımıza devam edemedik. Uydu takibi ve moleküler tekniklerle bölgedeki ayıların sayıları, hareketleri, saha kullanım alanları, ölüm oranı, azalış miktarı, çöplüğün beslenme ve yavru doğurma üzerine etkileri gibi konuların çalışılması acilen şart. Aksi takdirde Sarıkamış'ta ayıların soyu tükenebilir. Ayrıca uydu takibi yoluyla ayıların davranışları anlaşılabilir ve böylelikle insanlarla çatışmaları da azaltılabilir."